29 Şubat 2012 Çarşamba

Eskidi Yüzümüz



eskidi mi dersin yüzümüz
aynı sokakta umutla beklerken
sokağın çöpçülerini postacılarını geçtik
çıkarcı misafirler ezberledi sanki
bakışlarımızı
dikildiğimiz köşe başını
bir dökük kapı
yılların ezdiği basamaklar
ah üç beş dakika önce
kısa pantolonlar yeterdi
örtmeye küçücük bacaklarımızı
ne kadar zaman oldu bilmem
giydiğim pantolon mu kısa
yoksa bacaklarım
daha da fenası ben miyim küçük olan
ezilmiş basamaklar bu gün daha dik
akşam yine oturduk aynı duvara
karşı tepede bayılmada güneş

16 Şubat 2012 Perşembe

Poşet Çay















pek yavan olur demlenmeyen çayın tadı
yapılınca sallama poşetten
hele ikinci kez girdiyse bardağa
rahmetli at sidiği der atardı kenara
ağzı yanmış yanlışlarla
gönlü dolmuş korkularla
and olsun içmedi çayını poşetin
bakmadı tadına meretin
ne dediysek inanmadı güvenmedi
ağladım bende renk vermeden

12 Şubat 2012 Pazar

Son Çağrı














bu sizin için yapılan son çağrı
sizin için
benim için
son çağrı
yer görevlisi…
kapı numarası hangisi
gideceğim şehri biliyordum oysa
anons yapılıyor tekrarlanıyor
son çağrı
anons var kapı numarası yok
bilmeliyim oysa
söylemeliler bana
kapı numaraları onlarca
vakit yok bakmaya
söyleyin bana hangisi
gitmeliyim geç kalıyorum
zaman geçiyor
oyun bitiyor