28 Mayıs 2011 Cumartesi

İsimsiz














onun adıyla çıktık yola
ne çok günah işledik, ne çok
hoşgörüsü sonsuzdur,
bildiğimizden
sığındık her suçun ardından
doksan dokuz isimden birinin ardına
sevabımız cennetimiz
günahımız sırat köprümüz
uzun lafın kısası
yolumuzun zorluğu
çokluğundan kusurumuzun

Ayrıntı















saklanmış bir köşeye kimseden habersiz
bulunmayı bekler ümitsiz
kalabalık ve kuru gürültüyle boyanmış
rengarenk, hayat dolu çevremiz
görmesi, anlaması zor, tarifi yapılmamış
basit ve küçük, üstelik bir köşede kalmış
ufacık bir ayrıntı bir koca mabette

25 Mayıs 2011 Çarşamba

Mana















sert bakışlarım ve gür sesimle
konuşurken ağzım dolu dolu
satır aralarında kaybettim onu
bağırdım meydanlarda
ahenk ve kafiyelerle süslü
kalabalık coştu, alkışlar zirvede
bense şaşkın ve umutsuz
kaybettiğim mananın peşinde

Koş















koş diye bağırdı herkes bana
ardına bakmadan koş
ve koştum ve durmadan koştum
ardına dek açılmış ağzım kuruyana
nefesim kokana dek
rüzgarda uçuştu saçlarım
yetişebildiğim grup vaktiydi
güneşin kızıllığında…
bir kadeh rakı
yanında kavunla peynir kurtarır
hem vatanı hem günü dediler
ve içtim ve yedim
derken kayboldu ışık denizin ardında
ve vatan ve gün sabun köpüğüydü

23 Mayıs 2011 Pazartesi

Sen














duyduğunu bilmeme imkân yok
ama seslendim sana
tepelerinden mezopotamyanın
öyle büyüktü ki ova,
ulaştığına nefesimin, inanamadım
kalabalık sokaklarında aradım seni
bir büyük şehrin,
kim bilir kaçıncı ismini haykırarak
sanırım duyan olmadı
derken bir derin kuyu buldu beni
hani Midas’ın sırrını açıkladığı
bakınca karanlık dibine
gördüm sandım suda devinen hayalini
tıpkı benim gözlerim, sorar gibi baktı
çıkmadı ağzımdan zihnimde yankılanan

15 Mayıs 2011 Pazar

Nokta















kendi gerçeğimden parsek parsek uzakta
güneşle dolu bir yalnızlık içindeyim

masmavi gökyüzünde tek bulut yok
yüreğimin karanlığı yüzümdeki gölgenin nedeni

akdenizin tuzu kadar çok ve yoğun dostlar
gelde anla susuzluğun verdiği bitkinliği

kolayına gelen rüzgarla dolu yelkenlerim
hükmedemeyişim rüzgara rotanın yokluğundan

yaz yağmuruyla ıslanan toprağın kokusu  - ki çocukluğumdan aklımdadır - burnumda
keyif alamıyorum koyamadığımdan noktayı eskiye