3 Temmuz 2010 Cumartesi

Met Cezir

okyanusa açılan sıcak ve nemli sokaklarda dolaştım
kaosun sakinliği karadan denize ve
met cezirin etkisinde derinlere çekilmiş sulardan tekrar
karaya gezinip dururken
aklımda, boğazın üstünden süratle geçen araçlar,
kıyılarında, sularında yeşile doymaz eğlence üstatları var
şehrin doğasıyla uyumlu özgün ritmini bastıran
elinde mojitosu, çakma ritmin kalp atışlarıyla sallanan
ıslak saçlı don juan soyutlamış kendini
öte yakada oluşan girdaptan

uzaklaşan denizle genişleyen plaj yer açıyor yeni gelenlere
sessiz kumsalda gökyüzüne yükselen koca uçurtmaların
yere düşen gölgesi, empresyonistin fırçasından dökülen
sahil çadırlarını serinletiyor
denizin doyumsuz kokusu
kalabalık sahilin dinlendiren kaosuyla kol kola
tek bir restorana çarpmadan ve bir bara takılmadan,
az ileride sokağa dalıyor...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder