kırıldı bugün kerata
sapı kaldı yerinde
eskiden bir iz gibi
kaldırıp attım
alacağım yenisini
ne iz kalır ne boşluk
yenisi mavi olacak
BAKTIĞIM AÇI, GÖRDÜKLERİM, GÖRMEK İSTEDİKLERİM VE İSTEMEDİKLERİM; SENSÖRÜME KAYDEDİP ARDINDAN YAZDIKLARIM...
çay bardağında değilse de
bir küçük koyda koptu fırtına
gözümün evimin önünde
kim niye başlattı iyi biliyorum
su kaldırmaz denen bu sığlıkta
ne çok su kaldıran bu fırtınayı
bekliyorum dinmesini
sessiz, üzgün ve sabırlı
dövmez dalgalar asla
bu kıyıyı dedikleri eski sahilde
uzatınca dilimi dudaklarımda
denizin tuzu bu kez tatsız
gürlüyor öfkeyle intikam alır gibi o hava
bilmez anlamazmış gibi
kaçıran beni bu koya o arsız gürlemeler
şüpheye düştüm kalır mı bu hava
uyanır mıyım bir güneşli sabaha
bu koyda
akacak tuzlar yıkanacak dudaklar
bir tatlı suda
dinecek bu utanmaz rüzgarlar
dinmese ne yazar
elbet bulunur bir güneşli sakin sahil
dinlenir yorgun gönlüm huzur içinde
İstanbul, Temmuz 2025
artık başka bir hayatta yaşıyorsun
oysa deli kanımız birlikte aktı nice zaman
aklımda kaldı aslında değişen ritmi kalbimin
macera sanıp ta
yel değirmenini kılığına girmiş ejderhalara
her saldırdığımızda
lakin ne çok su aktı altından
her gün geçtiğimiz o eski köprünün
kabir ziyaretlerine başladık
yakışıklı kadim dostların
o dostlar ki birlikte keşfettik
ilk sarhoşluğun
ilk kez dokunulan
kadın teninin hazzını
bu gün kimi toprak altında
kimi hayli uzak
orda ya da şurda
bazen ırak şehirlerde
diyeceksin ki kısaldı mesafeler
kimin umurunda kilometreler
bu denli yakınken bitler ve baytlarla
köprü belki aynı
ancak değişmiş suyun o dere yeşili rengi
akmıyor artık
coşkulu gürül gürül
eskisi gibi
hüzün yenmiş bitmez sandığın
gençlik heyecanını
ozanın dediği gibi ince uzun bir yol hayat
yol uzadıkça değişti hava
süslendi
bambaşka ağaçlarla patikanın iki yanı
her sapakta bir başkası saptı öbür yöne
öteki köşede bir diğeri katıldı bu yürüyüşe
kimi oturdu gördüğü bir banka
dinleniyor halen aynı yerde
lakin biri var ki
yürüyor yanımda yorulmadan hiç
üstelik belki dünden dinç
ne çok insan gitmiş ne çok insan gelmiş yol boyu
gidenler arasında sen hiç unutulmayan
bir başka hayatta yaşayan
keder değil bu dostum sıkıntı hiç değil
sen bir başka bir yaşamda ben bir başka
ben mutlu seni bilmem
unuttum çoktan gençlik düşlerimi
olsun çok seviyorum geç yaş hayallerimi
Zekeriyaköy - İstanbul Şubat 2025