Sayfalar

7 Ağustos 2025 Perşembe

Kerata

 


kırıldı bugün kerata

sapı kaldı yerinde 

eskiden bir iz gibi

kaldırıp attım 

alacağım yenisini

ne iz kalır ne boşluk

yenisi mavi olacak

30 Temmuz 2025 Çarşamba

Dinmese Ne Yazar



çay bardağında değilse de 

bir küçük koyda koptu fırtına

gözümün evimin önünde 

kim niye başlattı iyi biliyorum 

su kaldırmaz denen bu sığlıkta

ne çok su kaldıran bu fırtınayı

bekliyorum dinmesini

                  sessiz, üzgün ve sabırlı

dövmez dalgalar asla

bu kıyıyı dedikleri eski sahilde

uzatınca dilimi dudaklarımda

                      denizin tuzu bu kez tatsız

gürlüyor öfkeyle intikam alır gibi o hava

bilmez anlamazmış gibi 

kaçıran beni bu koya o arsız gürlemeler

şüpheye düştüm kalır mı bu hava 

uyanır mıyım bir güneşli sabaha

                       bu koyda

akacak tuzlar yıkanacak dudaklar

bir tatlı suda 

dinecek bu utanmaz rüzgarlar

 

dinmese ne yazar

elbet bulunur bir güneşli sakin sahil

dinlenir yorgun gönlüm huzur içinde

 

İstanbul, Temmuz 2025

7 Şubat 2025 Cuma

Başka Hayat

 


artık başka bir hayatta yaşıyorsun

oysa deli kanımız birlikte aktı nice zaman

aklımda kaldı aslında değişen ritmi kalbimin

          macera sanıp ta 

yel değirmenini kılığına girmiş ejderhalara 

           her saldırdığımızda

 

lakin ne çok su aktı altından 

her gün geçtiğimiz o eski köprünün

kabir ziyaretlerine başladık 

yakışıklı kadim dostların

 

o dostlar ki birlikte keşfettik

ilk sarhoşluğun 

                 ilk kez dokunulan 

kadın teninin hazzını

bu gün kimi toprak altında

kimi hayli uzak

orda ya da şurda

bazen ırak şehirlerde

diyeceksin ki kısaldı mesafeler 

kimin umurunda kilometreler

bu denli yakınken bitler ve baytlarla 

 

köprü belki aynı 

ancak değişmiş suyun o dere yeşili rengi

           akmıyor artık

coşkulu  gürül gürül

            eskisi gibi

hüzün yenmiş bitmez sandığın

gençlik heyecanını 

 

ozanın dediği gibi ince uzun bir yol hayat 

yol uzadıkça değişti hava 

                    süslendi 

bambaşka ağaçlarla patikanın iki yanı

her sapakta bir başkası saptı öbür yöne

öteki köşede bir diğeri katıldı bu yürüyüşe

kimi oturdu gördüğü bir banka 

               dinleniyor halen aynı yerde

lakin biri var ki 

              yürüyor yanımda yorulmadan hiç

üstelik belki dünden dinç

 

ne çok insan gitmiş ne çok insan gelmiş yol boyu

gidenler arasında sen hiç unutulmayan

              bir başka hayatta yaşayan

keder değil bu dostum sıkıntı hiç değil

sen bir başka bir yaşamda ben bir başka

ben mutlu seni bilmem 

unuttum çoktan gençlik düşlerimi

olsun çok seviyorum geç yaş hayallerimi

 

Zekeriyaköy - İstanbul Şubat 2025 

22 Ocak 2025 Çarşamba

Yaşar

 

doğarken ölmüştü yaşar
sonra tekrar
   rakı sofrasında öldü bir kere
 sahte rakının kralından

üzülmeyin hemen
mutluydu dostlarıya rakısını içerken 
tabi farkında olmadığından 
ciğerlerine dolan karbon monoksittin

herkes ölür
bazıları çok kez ölür
çok öldü yaşar
Hepsi görünmez kazadan

bazıları sahiden
çoğu anılmadığından adı
       bildiğiniz ortamlarda

sayamadık kaç kere öldü
       yine de
ölmelere doyamadı
ölmesin diye götürdükleri hastane çöktü

rayların üstünde öldü bir keresinde
Asfaltlara yayıldı kanları 
        onlarca seferinde

Gökten düştü bir kez
Dedik mesaj geldi yukardan
Çabuk düştü sohbeti ortamlardan

Hani derler ya ne şehittir...